FAZIL SAY PLAYS SAY – TRUVA SONATI

FAZIL SAY PLAYS SAY – TRUVA SONATI Ada Müzik Etiketiyle Tüm Müzik Marketlerde ve Dijital Platformlarda!

TRUVA SONATI OP.78
Truva Sonatı, 2018 Truva yılı kapsamında Çanakkale Büyükşehir Belediyesi’nin siparişi üzerine Fazıl Say tarafından bestelenen, yaklaşık 40 dakikalık ve 10 bölümlük dev bir piyano sonatıdır. Eser ilk kez 9 Ağustos 2018 tarihinde, Truva Antik Kenti’nin bulunduğu Çanakkale’nin Çimenlik Kalesi’nde on binlerce kişinin izlediği bir açık hava konserinde seslendirilmiştir.
Say, daha sonra pek çok ülke ve şehirde gerçekleştirdiği konserlerin programlarında Truva Sonatı’na yer vermiştir.
Fazıl Say bu eseri bestelerken; içinde çeşitli çağdaş renklerin bulunduğu, piyanonun tellerindeki efektlere kadar uzanan, 20. yüzyılın pek çok çalış yöntemlerini de içeren farklı teknikler kullanmıştır. Troya konulu çok fazla salt müzik eseri olmadığından, besteci müzik diliyle bu büyülü destanın tüm dramatik ögelerini sunmak için özen göstermiştir. 40 dakikalık eser; Ozan Anlatıyor - Homeros, Ege Rüzgarları, Troya Kahramanları, Sparta, Helen - Aşk, Troya, Aşil, Savaş, Truva Atı ve Sonsöz
bölümlerinden oluşuyor.
Bunların dışında eserin bölümlerine yayılan form temaları - leitmotifler - de bulunuyor. “Kader Ağlarını Örüyor” Teması / “Gece” Teması / “Menelaus” Teması / “Paris” Teması / “Güneş” Teması / “Agamemnon” Teması / “Hektor” Teması / “Kahramanlık” Teması / “Endişe” teması gibi...

“YÜRÜYEN KÖŞK” ATATÜRK ANISINA OP.72
Bestelerinde geçmişin içinde saklı kalan anılara ve hikâyelere müziği ile yeniden hayat veren Fazıl Say, “Yürüyen Köşk” Atatürk Anısına Opus 72“ eseri ile Yalova’daki Millet Çiftliği’ndeki çınar ağacı ve köşkün hikâyesini dinleyici ile buluşturuyor.
Atatürk’ün doğa sevgisini anlatan eserde, bu dünya liderinin tarihe konu olmuş ideolojisi, eserin ilerleyen bölümlerinde güçlü bir şekilde duyulmaya başlar.
Dünya‘da ilk seslendirilişi 2017 yazında İsviçre’de, Türkiye’deki ilk seslendirilişi ise; 10 Kasım 2017 tarihinde Ankara’da yapılan eserin hikâyesi 1929 yılı’nın Yalovası’nda başlıyor.
Atatürk, ülkedeki tarımın gelişmesi için , kendi kişisel mülkü olan araziyi “Millet Çiftliği” adıyla düzenletir. Çiftlik içinde bir çınar ağacının yanında mütevazi bir köşk yapılır.
Atatürk 1936 yılında yeniden Yalova’ya geldiğinde çınar ağacı büyümüştür. Dalları köşkün camlarından içeri girer ve köşkün camlarına zarar vereceği için kesilmesi istenir. Atatürk’ün yanıtı kati ve nettir. Çınar ağacı’nın tek bir dalı bile kesilmeyecek, köşk ağaçtan uzaklaştırılacaktır. Köşkün temeli açılır. Temelin altına raylar döşenir ve köşk beş metre kaydırılır. Çınar ağacının dalları özgürlüğüne kavuşur.
Eserin orijinali; piyano ve yaylı sazlar beşlisi için, piyanolu beşli olarak bestelenmiştir. Aynı zamanda solo piyano eseridir. Eser küçük ya da büyük bir yaylısazlar orkestrası eşliğinde bir oda konçertosu formatında da çalınabilir.

ART OF PIANO OP.66
SARI GELİN
Sarı Gelin, meşhur bir halk türküsüdür. Sarı Gelin‘in en önemli özelliği; bu türkünün hem Türk, hem Ermeni, hem Azeri, hem de İran dili ve folkloründe var oluşudur. Bunlar söz olarak birbirine benzer tematikler içerir. Melodi ise aynı melodidir. Dört farklı ülkenin halk türküsü
olan bu anonim eserin gerçek sahibi ise yüzyıllardır bilinmiyor. Art of Piano da bu türkü üzerine rapsodik bir eser içerir.

İSTANBUL’DA BİR KIŞ SABAHI
2012 yılında bestelenen İstanbul‘da Bir Kış Sabahı, bestecinin başka eserlerinin içerisinde de yer aldı. Türk enstrümanlarıyla birlikte bir sahne eseri olan Sait Faik‘in uvertürü olarak çalındı. Ayrıca parçanın bir de - dört el piyano - versiyonu bulunmaktadır. İstanbul‘da Bir Kış Sabahı, bir Türk makamı olan hicaz makamında bestelenmiştir. Aslında tonal müzik olan ama makamsal bir melodi taşıyan bir parçadır. Ve serinin en romantik eserlerinden biridir.

 

 

 

Bookmark and Share

178 kez görüntülendi.